*Düşüncelerim ve hissettiklerim* ADANA / TR
  "Depremin Düşündürdükleri"
 

 



Gerçektende ben inatcı birimiyim diye şimdi kendi kendime sormaya başladım..? Ben aşağıdaki yazının çok faydalı olduğunu biliyorum vede herkesin okumasınıda bütün samimiyetimle istiyorum..
Çünkü faydalı bir yazı,biz TÜRK'lerde JAPON'lar gibi bu konuda "DEPREM BİLGİSİ" aydınlanmalıyız,okumalıyız,yazmalıyız vede bilgilenmeliyiz....!

İşte bunun için bu yazının yayınlanmasını ısrar ile istiyorum...Ve aşağıdaki bu yazı ile ilgili formatıda özellikle bozmak istemiyorum....Burada benim ısrarımın hangi süzgeçlerden geçtiğini hepimiz,daha doğrusu bu yazıyı okumaya nail olabilecek kişiler görebilsin diye...Sakın yanlış anlaşılmasını da istemiyorum...Burada (MB) Editörlerimiz sistem ve ilgili standart format yazı tiplerinde, bütün yazıları haklı olarak istiyorlar...Onlara hiç bir sözüm yok,ancak gerçektende bu yazıyı bu sayfada şayet bir kişi dahi okursa veya okuyabilirse bence büyük bir kazançdır diye düşünürüm....Buda bendenizin acizane yorumu....Şu anda buradaki konu, yazının türünden çok,içinin bilgi verebilmesidir diye düşünüyorum...

Aşağıdada belirttiğim üzere ben bir inşaat mühendisiyim....ve 27-Haziran-1998-ADANA-CEYHAN depremini canlı olarak yaşamış bir T.C. vatandaşı olarak bu yazının olduğu gibi yayınlanmasında
tekrar ısrarcı olduğumu ve buraya kadar yazdıkarımında zaten (MB) formatına uygun bir özgün yazı olduğunu tahmin ederim, bütün hepimiz kabul ederiz düşüncesindeyim...Sürçü Lisan ettiysem AF OLA diyerek yazımı aşağıdaki kısımla irtibatlandırarak sizlere bu paragraf sonunda veda ediyorum...
*Gerçektende yazının okunması gerekir*

MERHABALAR....! (MB) Yazarları + Okuyanları VE Editörlerine..........

Sayın Necip Köni - Adana / TR,
Milliyet Blog'da yayinlanan yazilar ozgun metinler olmalidir. Isim gostererek alinti yapilabilse de, oncelikli olarak blog yazarinin kisisel yorum ve degerlendirmelerine de yer verilmelidir. Kendi dusunce ve degerlendirmelerinizi genisletip yazinizi gonderirseniz yeniden degerlendirmeye alinacaktir.

onay alamadı.....

Bendeniz İnşaat Mühendisiyim...Bu aşğıdaki alıntı olarak kabul edilen yazı, bence çok çok
önemli ve toplumun bilmesi gereken, bir büyük ve dehşet verici "DEPREM" konusunu göze alan bir yazı....!!!
Bu yazının ben burada , yani bana tahsis edilmiş bu (MB) Blog sayfasında yayınlanmasını istemem, çok görülmemesi gerekir diye düşünüyorum vede hissediyorum....(Şayet Demokratik bir Blogda yazdığımızı hissedebilirsek...Milliyet Bloğunda Demokratik olduğunu varsayarak) Bu yazı çok özgün olsa idi, fakat okuyanlara bir şeyler vermemesi durumu da olsa idi...Sizce daha mı iyi olurdu diye bende kendi kendime sorarım doğrusu...??? Buradaki konu ve nüans çok çok önemli....!

   
   "KONU BENCE ÇOK ÖNEMLİ vede HERKES TARAFINDAN BİLİNMESİ GEREKİR" diye ısrar ediyorum...

(MB) Milliyet Blog Editörlerine şimdiden çok teşekkür eder, bu yazının yayına alınacağına bütün kalbimle inanmaktayım...............................................................................................................................!!!

BİRAZ UZUN BİR YAZI AMA MUTLAKA OKUYUNUZ.
Öncelikli olarak şunu hatırlatmak isteriz. "Bir gün, bir yerde, bir
şekilde yardıma muhtaç duruma düşebilirsiniz."
Yaşanan depremde hayatını yitirenler de sizin gibiydiler. Onlarında
hayalleri, umutları, sevenleri vardı. Bütün bunları 45 saniye
içerisinde yitirdiler.
Hiç düşündünüz mü ? İnsanlar hayatlarını neden kaybettiler?
Kurtulma şansları olabilir miydi?
Kurtarılanlar sadece şanslı oldukları için mi yaşıyorlar?
Unutmayın ! Deprem ne ilahi bir ceza ne de çaresizliğin adıdır.
Yarın bu soruların cevaplarını öğrenmek için çok geç olabilir!
Erzincan'dan dinar'a, adana'dan marmara depremine kadar yaşadığımız
deneyimleri sizlerle paylaşmak istiyoruz.
17 ağustos marmara depremi ve 12 kasım bolu-düzce depremlerinde görev
yapan sivil savunma arama ve kurtarma birliklerince 224'ü sağ, 405'i
ölü olmak üzere toplam 629 vatandaşımız enkaz altından kurtarılmıştır.
Tecrübelerimiz göstermektedir ki;
Deprem esnasında bir merdiveni tırmanma veya inme durumunda iseniz ya
da birkaç kapıyı açıp uzun bir koridoru geçmeniz gerekiyorsa yerinizde
kalarak sağlam bir eşyanın yanında pozisyon alınız.
Asansörleri kesinlikle kullanmayınız.
Ne yazıktır ki, pek çok vatandaşımız hiçbir koruma sağlayamayan
(eşyasız ölü bölge) antre, hol, asansör boşluğu ve merdiven boşluğunda
hayatlarını kaybetmiştir. "dayanıklı ev eşyalarının bulunduğu
bölümlerde oluşan yaşam alanlarını gördükçe yüreğimiz acıyla
burkuluyordu."
Sarsıntıyı hissettiğiniz anda eğer çıkışa yakın bir bölgede
bulunuyorsanız, derhal çıkın. Ancak, dışarı çıktığınızda dar bir sokak
boyunca uzanan binaların arasında kalacaksanız "yerinde kal ve sağlam
bir eşyanın yanında pozisyon al." Prensibini uygulayınız.
Pek çok vatandaşımız uygun davranış şeklini (bilinçsizce) tatbik
ederek hayatlarını kurtarırken, çok sayıda vatandaşımız da antre, hol,
ve merdiven boşluğunda yaşamını yitirmiştir. Yine dışarı çıkan
vatandaşlarımızdan bazıları da yıkılan diğer bir binanın altında
kalmış veya trafik kazası geçirmiştir.
Bazı vatandaşlarımızın şoka girmeleri veya derin uykuda olmaları
nedeniyle yatakta yakalandıkları ya da koltukta oturur pozisyonda
bulundukları görülmüştür.
Tavanla birlikte gardrobunun veya sadece tavanın altında sıkışan
vatandaşımızın hemen karşıda duran çeyiz sandığı ve üzerine yığılmış
olan yüklüğün önünde pozisyon alması halinde hayatı kurtulacaktı. Aynı
şekilde koltukta oturan vatandaşımız da kalkıp koltuğun önüne doğru
pozisyon alsaydı hayatını kurtaracaktı.
Kolon ve kiriş altlarında pozisyon alan çok sayıda vatandaşımız
binanın çökmesi nedeniyle bunların altında kalarak hayatlarını
kaybetmiştir. Ancak kolon ve kirişlerin yarattığı boşluklardan da çok
sayıda vatandaşımız canlı olarak kurtarılmıştır.
Sözkonusu durum bir tezata neden oluyormuş gibi görünsede bu tip
vakaların binanın yıkılma şeklinden kaynaklandığı aşikardır.
Kolon veya kirişlerin nasıl düşeceğini hesap edemezsiniz. O halde
doğru davranış biçimi sağlam eşyaların önünde veya yanında pozisyon
almaktır. Nitekim pek çok vatandaşımız da bu eşyaların üzerine düşen
tavan, duvar, kolon ve kirişlerin sözkonusu nesnelere zarar vermesine
rağmen yok edememesi nedeniyle oluşan boşluklardan kurtarılmıştır.
Evinizde devrilmesi muhtemel ev eşyalarınızı sabitleyin . (gardrob,
mutfak dolabı, kütüphane, vitrin ve buzdolabı gibi...)
Çok sayıda vatandaşımız binaları yıkılmasa bile anılan eşyaların
altında kalarak yaralanmış veya hayatlarını kaybetmiştir.
Mutfakta veya banyoda kullandığınız tüpü sabitleyiniz. Kullanmadığınız
durumlarda dedantörü çıkarın veya gazı ocaktan değil de ana vanadan
kesin.
Banyo ve mutfaklarımızda kullanılan tüplerin genelde zarar görmeden
sağlam olarak çıktığı ve çöken binanın altında destek oluşturarak
boşluk yarattığı görülmüştür. Ancak, yukarıdaki kuralın ihlali
nedeniyle
Meydana gelen gaz kaçağı ve ender görülsede su baskınından mütevellit
ölüm vakalarına rastlanmıştır.
Evinizdeki sağlam eşyaların yanında önünde veya altlarında pozisyon
alınız.
İçlerinde çeşitli malzemeler konularak doldurulmuş olan çekyatların,
sağlam koltukların, demir ayaklı masa ve sandalye gruplarının, çamaşır
makinası, bulaşık makınası gibi...dayanıklı ev eşyalarının metal çocuk
ranzalarının, sabit makine tezgahlarının koruma sağladıkları ve sağ
olarak kurtarılan vatandaşlarımızın da yoğunluklu olarak bu alanlardan
kurtarıldıkları arama ve kurtarma ekiplerimizce beyan edilmiştir.
Aileniz için deprem sonrası sığınacağınız emniyetli bir toplanma
bölgesi beirleyerek buralara ulaşan alternatif yolları tespit ediniz.
Muhtarlık, karakol, kriz merkezi, kaymakamlık, belediye, sağlık ocağı,
poliklinik, dispanser ve hastane gibi... Kritik merkezlerin yerlerini
ve telefonlarını tespit ederek buralara ulaşan alternatif yolları
öğreniniz.
Deprem sonr ası acil ihtiyaçlarınız için "hayatı idame" çantanızı
hazırlayınız.
Bu çantanın içinde; el feneri, yedek pil, radyo, küçük bir çadır, uyku
tulumu veya battaniye, konserve, su, peksimet, tuz, şeker, bebe
bisküvisi, süt, ped, bıçak, kaşık, bardak, sefer tası, termos,
ilkyardım çantası, mevsime uygun yedek kıyafet, ışıldak, temizlik
malzemesi ve kıymetli belgelerinizi muhafaza ediniz.
Sarsıntı geçince çıkmak için acele etmeyiniz. Gaz kaçaklarına karşı
kibrit veya çakmak kullanmayınız. Her bir oda için bir adet olmak
üzere temin ettiğiniz el fenerlerinizi kullanınız. Bastığınız yeri ve
merdivenleri kontrol etmeden hareket etmeyiniz. Su ve doğalgaz
vanasını kapatıp, sigortaları kapattıktan sonra temkinli bir şekilde
çıkınız.
Kesinlikle sokakta; binaların, ihata duvarlarının önünde, ağaç ve
elektrik direklerinin altında bulunmayınız . Dolgu alanlarından, deniz
sahillerinden, cami bahçelerinde minarelerden uzaklaşın. Parklara ve
geniş avlulu okul bahçelerine sığının.
Konutunuzu yoksa ev eşyalarınızı sigorta ettiriniz.
Enkaz altında kaldığınızda yaşama umudunuzu asla yitirmeyiniz.
Unutmayın ki erzincan depreminde nurcan hemşire depremden dokuz gün
sonra kurtarılmıştır. Bu nedenle kesinlikle umutsuzluğa kapılmayınız.
Tecrübelerimiz göstermektedir ki; depremden hemen sonra, özellikle ilk
2 saat içerisinde yaşanan şok nedeniyle kurtarma ekiplerinin size
ulaşması ve yerinizi tespit etmesi mümkün olmayabilir. Bu yüzden panık
yapmayınız ve enerjinizi tasarruflu kullanınız. Boşa harcadığınız her
çaba için tükettiğiniz enerjiye ileride ihtiyaç duyabilirsiniz.
Pozisyonunuzu koruyunuz ama hareketsiz de kalmayınız. Zaman zaman
uzuvlarınızı oynatmak suretiyle kan dolaşımınızı sağlayınız.
Kesinlikle üzerinizde sarkan cisimleri oynatmayınız, çekmeyiniz veya
ayaklarınızla itmeyiniz. Eğer önünüz açıksa ve çıkabilecek durumda
iseniz, destek oluşturan eşyaları kıpırdatmadan dirseklerinizden
kuvvet alarak ilerleyiniz.
Dışarıdan herhangi bir ses geldiğinde; eğer mümkün ise tiz ses çıkaran
ev eşyalarına ritmik bir şekilde vurunuz. Mümkün değilse en yakın
kolona, kirişe, duvara, tavana vurmak suretiyle yerinizi belli etmeye
çalışın bu da mümkün değilse
Tırnaklarınızla zemini kazıyın... Çünkü arama ve kurtarma ekiplerinin
elinde bulunan cihazlar sesi birmilyon defa yükseltmektedir.
Unutmayın !... Yurdumuzun her köşesinden ve uzak ülkelerden gelen
yüzlerce kurtarma ekibi size ulaşmak için çaba sarfetmektedir.
Depremden sonra ilk 24 saat telefonları kullanmayınız ve trafiğe
çıkmayınız.
Eşyalarınızı veya ölülerinizi çıkarmak için ağır hasarlı binalara
girmeyiniz. Bu tip binaların bulunduğu cadde ve sokakları
kullanmayınız.
Ne yazıktır ki, bütün ısrarlarımıza rağmen bazı vatandaşlarımızın
yukarıdaki kuralı çiğnemeleri hayatlarına malolmuştur.
Enkazların üzerine çıkmayınız ve iş makinalarını kullanmayınız. Mümkün
ise enkazın etrafını bir iple çevirerek güvenlik bölgesi yaratın.
Maksimum 4 kişilik ekipler oluşturarak arama yapınız. Basit kurtarma
malzemeleri ile çıkabilecek durumda olanları kurtarınız. Teknik
malzemeyi ve bilgi birikimini gerektiren operasyonlar için ısrar
etmeyiniz. Çıkardığınız yaralıyı taşımak için acele etmeyiniz ona,
sanki kırılacak bir cam eşyaymış gibi davranınız.
Kurtardığınız her bir canlı ve ölü için kayıt tutunuz. Ambulans
plakaları ile gittiği merkezleri not ederek en yakın karakola veya
kriz merkezine bildiriniz.
Çöken binanın adresini, adını, kat sayısını, her katta kaç daire
bulunduğunu, her dairede kaç kişinin kaldığını, parlayıcı- patlayıcı,
kolay yanıcı ve zehirleyici maddelerin bulunup bulunmadığını tespit
ediniz. Mümkünse hanelerin basit krokilerini çiziniz. Derlediğiniz
bilgileri kurtarma ekiplerine ileterek onlara yardımcı olunuz ve
kesinlikle operasyonlara müdahale etmeyiniz.
Afetin ilk dört günü enkaz altındaki ölülerinizi çıkarmak için canlı
ihbarı yaparak kurtarma ekiplerini oyalamayınız. Hele hele bunu
kıymetli eşyalarınızı çıkarmak için yapmayınız.
Unutmayın ki, her yalan ihbarın sonucu diğer enkazlarda sağ olarak
kurtarılmayı bekleyen vatandaşlarımızın ölümü demektir
İhtiyacınızdan fazla yardım malzemesi talep etmeyiniz.
Yakınlarınız için en güzel yardım ilk 4 gün trafiğe çıkmamaktır.
Şehir dışından yakınlarına yardım edebilmek amacıyla gelecek
vatandaşlarımız şunu asla unutmamalıdır ki; kara yolunda yaratacakları
trafik şıkışıklığının sonucu vaktinde ulaşamayan kurtarma ambulans
ekipleridir.
Bir gün, bir yerde, bir şekilde yardıma muhtaç duruma düşebilirsiniz.
TUNA ÇAKICI
BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI PROJE KONTROL MÜŞAVİRLİĞİ

*KAYNAK RESİM*Necip KÖNİ-Arşivi


Sevgi ve selamlarımla,
NECİP KÖNİ - ADANA/TR

Geçen gün e-mail postama "DEPREM" ile ilgili çok güzel bir yazı geldi...Bunu sizlerle paylaşmak istedim...
Sizler okuduktan sonra, dostunuza, arkadaşlarınıza da mutlaka okutunuz bu yazıyı derim....!!!



eserden  

 
  TOPLAM 433016 ziyaretçi (874196 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=